31.3.09

bugün okulda neler öğrendin?

paint şeettim biraz.

ayriyetten:
-yılbaşı ağacım 1 ocak'tan beri hiç değişmemiş halde yerinde duruyo.
birinin üşenmeyip onu kaldırması gerek,o kişi de benim. ama zor geliyo.sori mama.
-motorda şu lise dizilerindeki klasik beybifeys yakışıklı sarışın vardı ya,onla gözgöze geldik.çok saçmaydı dsfjghsflkgsfg.neydi arda kural mı öyle bişeydi adı.
-beşiktaşta skeytçilerin takıldığı boş alanda yeniyetme hippito bi liseli gördüm,kaykayını eteğine dolaştırıp düştü salak.baya güldüm ona djskfhldsfk.


(öncelerde bahsettiğim 'ilginç ya da saçma komik şeyler yaşayıp gelip bunları bloguna geçiren insanlar'ı bugün kıskanmıyorum hohi)

-wipe out'a rastladım tivide.takıldım.
bi kız var tontito,totişini kaldıramayıp hipopotato gibi yuvarlanırken fonda
'tommmbalağcık haliiiğmeeeğm düşpeşiiğmegel' diye bişey çalıyo.
birlikte çok komik olmuş.
-kedimi dün ağaca çıkıp kargalara çemkirirken yakaladım.
pencereden bi baktım bizimki camın önündeki ağacın en tepesinde,etrafında 3 tane eşşşek kadar karga.bu onlara ciyak ciyak,kargalar buna gaak gaak bağırıyolar.naparsa yapsın da sorun şu:
biliyosunuzdur kargalar öyle korkmazlar kediden mediden.bi adam çağırdı mı orda en az 2-3 karga oldu mu insanı bile oyarlar.
tabi kendimi kaybettim ben 3 karga tarafından çevrelenmiş kediyi görünce.elime geçen zeytin çekirdeklerini mi atmadım uzun bi sopayla ağacı sallamaya mı çalışmadım.ama hayvanlar resmen inat ettiler.artık kedinin burnunun dibine girmişlerdi ki ben kafayı yiyip bi bastım çığlığı.
hepsi toz oldu dshjfgdhsflksdsf.keramet benim yüksek desibelli instant çığlığımdaymış.
aşağı inip aldım kediyi.bi de güzel indi ağaçtan şapşal.
annesine kavuşan ayşecik'in 'anne! anneciğim!' derkenki hali gibiydi sanki salak.
-bi de toğfıl denemesi olduk bugün.aynı bugün olduğu şekilde olursa bildiğin eşşek gibi geçiyorum.ama bunun yanında ben 4 yanlış yaparken 10-15 yanlış yapan,sonra sinirden tepinen bünyeler 3 gün sonraki sınava girebilecekken,ben giremiyorum. taaa ne zamanki sınava gelmemişim diye.işte tam bu noktada
fffaak.
derim ben.'heey disis nat feeğr'

işşte böyle canlarım.baybayın.


28.3.09

bu zavallı üşengeç yengeçcik yerinden kıpırdamaya üşendiği için bir gün kıyıda oyun oynayan çocuklar bu avanağı taş sanıp tekme atıyolar,o da üşengeç olmaktan vazgeçiyo.hikaye tamamen bunun üzerine.peki sonuç? bunu okuyan çocuk son derece üşengeç bir insan oldu.

işte bu baya saçmaydı.kardeşini bekleyen,annesinin hamilelik sürecindeki gariplikleri anlamayan şapşal bi veletin başından geçenlerden bahsediyodu.
işte buuu en sevdiğim.edi bu kitapta son derece korkak,büdü'yle gittikleri korku filminden etkilenip gece gördüğü ağaç,dolap,portmanto vs.gölgelerini hayalet sanarak büdü'yü uyutmayıp çileden çıkarıyodu.
Bunu da baya severim.Edi'nin ne kadar tatlı bi gerizekalılığa sahip olduğu bi kez daha görülür.
Edi, canı sıkıldığı için 'bugünlük herşeyi değişik' yapmaya karar verir.Büdü'nün her zaman üst rafta bulduğu diş fırçası ve tarağını 'bugünlük' alt rafa koyar,fıstık ezmeli ekmeği 'bugünlük' ters çevirip yer,çorbasına 'bugün değişik olsun' diye buz koyar,gece yatarken 'iyi geceler' diyen Büdü'ye 'Günaydın Büdü!' der.Bunlar olurken de birbirine zıt olan kelimeler bold'la yardırılır...
'-Çorbanı bugün soğuk içmeye ne dersin Büdü?
-Saçmalama Edi,ben sıcak severim çorbayı.'
Gibi.
Bu kadar saçmasapan ve deli gibi tatlı olmalarına ölürüm Edi'yle Büdü'nün.
Ayşegül'ü bilirsiniz zaten,yok pikniğe gider,yok peri kızı olur,doğumgünü çocuğu olduğu için popüler kız olur falan.
Bu o kadar sevimli bi kitaptı ki.1-3 yaş arası dshklgdfkgdfgsdk.10 tane ayıcığımız var,biri uyuya kaldı geriye kaç kaldı? -Dokuuuuz!
Dokuz tane ayıcığımız var,biri bahçeye çıktı geriye kaç kaldı? -Sekiiiiz! şeklinde gider.
Tabi bütün bunlar son derece Biritiş bi şekilde olur.Bunlar hep Toefl'a hazırlıktı.Çakallaaar.
Bu mavi fil yavrusu,son derece bencil bir yavru fil olup,ormandaki bütün hayvancağızları ormandan kovar, 'Bu ağaçlar,çiçekler,meyveler,hepsi,HEPSİ BENİM! diye bağırır zavallılara.
Fil ya bi de,aslan bile bişey yapamaz falan,nası oluyosa o da.
Sonuç olarak klasik her çocuk hikayesinde olduğu gibi bencilliğinden vazgeçip iyi bi yavru fil olmaya karar verir,hepsinden özür diler arkadaşlarını geri kazanır.Hep beraber mutlu mutlu otururlar ormanlarında.

Eveeet çocuklar,bu günlük bu kadar.

27.3.09

hadi ben bıcıbıcı.

uzun zamandır banyo sınırları içinde bu kadar uzun takılmamıştım.
bildiğin saçmaladım falan.
-bu arada bazı insanları çok kıskanıyorum böyle hergün şahane,çok ilginç,süpersonik şeyler yaşayıp gelip bunları patır patır bloguna yazıp halka arzeden.ben gayet robotik,okul,ev,vaaaasıtalar(disisfortaylır) arasında bir hayat sürüyorum.ne gıcık.
herneys.
böyle bi saçmalık vardı eskiden.biz ilkokuldaydık sanırım.yapana çok karizmatik çocuk gözüyle bakılırdı.pek de bi bok değilmiş yani.
'falan' fıreeva.

hi dude.

tam münire ve hikmet tipi var bu ikilide.evlilik aşkı öldüreli çok olmuş modu böyle.dhuahdfs

aynaya çizme iz kalıyo çocuum.
olmazbişey.
o kadar oha uzunlukta içerde kaldım ki duşakabin buhar yaptı.

bu da öyle bişey.
off afajkfglkhdgfkdkf
samara olmuş.

hohi.kaküller ölmüş ağlayanı yok.


haysalak.

bi süre sonra köpürmeye başladım.


eveet,yumurtamızın ipana'yla fırçalanan kısmı...
poz ver çekiyorum.
bunların üstüne aklıma şey geldi,açıkgöz'ün dünyası diye bi hikaye kitabı vardı susam sokağı serisinde.açıkgöz şu kırmızı olandı.edi'yle büdü buna evi emanet ediyolar bu da ortalığın ağzına sıçıyodu.kavunu dümbelek sanıyodu,sabunu saat sanıyodu,edi'nin vücut fırçasını paten yapıp üstüne çıkıyodu,çok şapşal bi hikayeydi.ben baya seviyodum ama.
onu bulmaya çalıştım ama bulamadım.başka bikaç tane kitap buldum ama öyle okulöncesi dönemimden.çok şirinler.şimdi gitmem gerek.yarın söz.

biiiir...ikiii...zzz.

Sidar:
sanırım yatarkenbunları duplike ederek uyuyosun

bugün buna çok güldüm.

26.3.09


çok alakasız.sıkıldım ama napiyim.

24.3.09

liselim.

bundan tam olarak 1 yıl önce şu sıralar birbirlerine bayılmalarına rağmen okuldan nefret eden,mezun olmayı çok bi bok sanan 25 tane insandık.(hattınızda şu anda YİRMİBEEŞ)
öhööm,neyse.
atölyeden çıkıp felsefecinin çılgın dünyasına girerken her seferinde küfretmek.
müdürü görünce .'vay i...' diye geçirmek içimizden,pis bakmaya çalışmalar falan.(bak onda haklıydık ama.)
özlem hoca'dan 'tane tane' azar yemek.biraz peltekcesine.
mehmet içöz'den kanvas pantolonla görünmemek adına kaçmalar.
yoksa bi de o taraftan azar yerdin,'mezun ol naparsan yap'cümlesi,ah o geberesice cümle.
yaraya tuz bassın da kokma.
mehmetiçözemedik hala.
elif'e 'şengül' demesi ısrarla.
-anne şengüllere gidebilir miyim?
-ay yine mi telefonunu değiştiriceksin?
(saçmasapan.) *konuyu saptırma.
atölye hocaları trio'sunun(hepsinin de adı s'yle başlıyodu hepsi de aynı boyda falan tam trio)
felsefecinin 'rehöavet' olarak adlandırdığı
TEMBELLİĞİMİZE deli olması.
dünyanın en uykucu,en miskin sınıfıydık sanırım.
edebiyatçı Resim11'den başka hiçbir sınıfta saç çekerek çocuk uyandırmamıştır,sanmıyorum.
Mediha Hoca'nın 'burun mağaraları'.
Serap hoca ve isimlerimizle dalga geçişi.
'Aslın suysa fotokopin ne.'
'Hazal,git bakkaldan tuz al.'
Burak,bağırıyor vrak vrak.
('Merve Öztemel'e gitti 'Merve Üveydursun' dedi)
Elif'in sopa gitarı.
Mikrofon yapılan ikea lambaları.
Aslı'nın merdivenlerden çıkarken alakasız uçarak yere yapışıp düştüğü yerde yetmiş saat gülmesi.
Atölye nutellası+bozuk çay+haftasonu küflenen krem peynir
'Enayi baklavası da pek güzelmiş' geyiği.
Silver hocanın güzellik önerileri.
BETÜLATILGAAAAN'ın beyaz korkunç süperkahraman çizmeleri,simli şalı,yırtmaçları,havaalanına gerek bırakmayan 2649269428 metrekare damarlı alnı ve eskilerin 'hilal' dedikleri sipsivri incecik kaşlarının üstündeki sim kalıntıları.bunlar hep efsane olm.
efsanem karakoç.Karakoç'da ayna var.
Dersi sallayıp bahçenin en güneşli,en gizli yerinde fotoğraf çekmek ve saçmasapan dikenli parmaklıklardan gaaayet güzel atlayıp kaçmak.
TOPLU KAÇIŞ.
Ormandaki köpek ölüsü efsanesi.
Ben hariç kimse inanmadı.Artık ben de inanmıyorum.
Bahçede bankta güenşten mayışmış halde yayılırken 'Mehmet'i çöz'ün 'Oooo Aslı hanım velkam tu mayami' demesi
Ormanda kar partisi...
pamukkale dönüşü yolda gördüğümüzde ağzımıza sıçmış olan
BEST VAN otobüsü.
yine yolda gece uyurken 'IĞIĞAAAAAA' şeklinde yanımızdan geçerek sessizliği bölen, herkesi uyandırıp instant gülme krizine sokan kamyon.
Kapadokya'da şaraplara yardım ve yataklık etmece.
..........
Resim 11'le birlikte hepinizi çok özledim.

20.3.09

koala ne ala.

Taha Mainlamedson:
bilim teknik dergisinde koalaları ele almışlar. bu gün bakkalda gördüm sen geldin aklıma:)
koala:
teşekkür ederim.